Dijitalleşme ve Gelecek

Gelecek nasıl olacak?
Ben 1989 yılında bilgisayarla tanışmış bir bilişim aşığı olarak, 2005 yılında çalıştığım uluslararası şirkette dijitalleşmeyi ön görmüş ve pek çok adım atılmasını sağlamıştım. 2005 yılında Türkiye ‘de ilklerden olan çift yönlü SMS uygulamasıyla; sahada çalışan binlerce temsilciye, müşterileri hakkında bakiye, en son satılan ürün ve satabilecekleri ürünleri göstermek gibi verileri anlık olarak gönderen SMS projesini hayata geçirmiştik. Sosyal medya hesaplarının açılması ve müşteri ilişkileriyle ilgili yaptığım çalışmaların ardından 2008 yılında e-ticaret sitesini açmıştık. 2008–2009 yıllarında ise bir operatörle anlaşarak PDA cihazlarından alıp, önceleri wap sonrasında web protokolleri üzerinden saha otomasyonunu yapmıştık. Birkaç yıl sonra bu proje, ilgili operatörden ödül de almıştı.
Yıllarca Dijital Marketing, E-ticaret ve Sosyal Medya Yöneticisi olarak görevler aldım. Maalesef çalıştığım şirketlerde bir adımdan sonra bu dönüşümü ilerletmeyi sağlayamadım. Belki yeterince ikna kabiliyetim yoktu, belki de yeterince iyi anlatamadım. Bilemiyorum ama çalıştığım şirketleri, her zaman başladığım noktadan çok çok daha ileriye taşıdığımı söylemem kibir olmaz sanırım. Bugün geldiğimiz noktada, dijitalleşmeyi başarmış şirketlerin ne cirolar yaptığını görmemek mümkün değil. Salgın sürecinde Amazon ‘un ciro artışı 24 milyar dolar seviyesinde. Türkiye ‘de dijitalleşmeyi hedeflemiş ve bunun için gerekli yatırımları yapmış şirketlerin durumu da göz ardı edilemez. Pazar yerlerinin büyümesi ve yabancı firmalara milyon dolarlara satılması bunun en güzel örnekleri.
Bugünden 10–15 yıl sonrasında robot teknolojilerinin hayatımızda daha çok önemi olacağını, drone veya robotlarla teslimatların yaygınlaşmasını, otonom araçların yayılmasını, uçak taksileri göreceğimizi, yapay zeka ile kişisel asistan hizmetlerinin yaygınlaşacağını, D2C (Direct to Consumer) ‘nin trend olacağını, pek çok iş kolunun ise; ortadan kalkacağını ve yeni teknolojilere ait iş kollarının oluşacağını yıllardır söylüyorum. Yazılım ve uygulama geliştiricilerinin bu yönde ilerlediğini görmek, bu iddiamda haklı olduğumu bana hatırlatıyor.
Maalesef Türkiye ‘de pek çok şirket hala bu dijital dönüşümün farkında bile değil. E-ticaret veya dijital marketing ‘i, hala uzman olmayan, tek bir çalışanla yürütmek isteyen firmalarla karşılaşıyorum. İş ilanlarına baktığımda, E-ticaret yöneticisi arayan bazı firmaların, tüm işi yapacak birini aradıklarını ve bu kişiye 3–5 bin TL gibi bir ücret önerdiklerini duyuyorum. Bu kafada olan bir şirketin dijital dünyada kaybolması çok yakındır.
Dijitalleşme sadece sosyal medya hesaplarını ve e-ticaret sitesini açmak demek değildir. Tüm süreçlerin ve kanalların dijitalleşmesi demektir. Ve bunu yapabilmek için uzman bir ekibe, onları destekleyecek bir üst yönetime ve tabi ki zamana ihtiyaç vardır. Perakende sektöründeki gelişmelere bir bakın, neden firmalar adrese teslime geçiyor? Neden firmalar mobil uygulamalardan CRM yapıyor? Çünkü bu firmalar, artık yeni neslin (Z Kuşağı özellikle) zamanının büyük çoğunluğunda mobilde geçtiğini biliyor. İşte bu bir hedef ve dijitalleşmesinin sadece bir seviyesi. Çoklu Kanal Pazarlamanın bir adımı.
Umarım güzel ülkemin tüm markaları, bu dijitalleşme işini en kısa zamanda kavrar, gerekli önemi verir ve Dünya ‘da önemli oyuncu durumuna gelirler. Yoksa; Ahmet abinin tarlasında yetiştirdiği domatesi bile, Amazon ‘dan almak zorunda kalırız. Sağlıklı ve hayırlı ramazanlar dilerim.

Leave A Comment