astro

Kankam Serdar çok kafayı yorar bu astroloji işlerine. Yıldız name kısmına inanır. Gezegenlerin insanların ruhları üzerinde bir etkisi vardır der. Ben de kısmen inanırım. Susan Miller bu konuda en iyisidir der. Doğrudur da. Kadın harbiden astroloji konusunda uzman. Her ay yaptığı burç yorumları çok iyidir. Bazen sanki geleceği söylüyor dersin. Serdar sayesinde onunla tanıştım. Arada bir bakarım yorumlarına. Ama asla kendimi kaptırmam. Zira bana göre gaibi ALLAH ‘tan başkası bilemez. Yine de okurken bir umut doğuyor içinize. İnsanoğlu bilinmeze karşı her zaman meraklı olmuştur. Bilinmeyen ilgisini çeker genelde.  İşte bu yüzden hep geleceği merak ederiz. Neler olacağını vs. sorgularız ve arayış içine gireriz.

Bir keresinde kahve falına bakan bir kadın var çok iyi dedi. O kadar övdü ki hadi gidelim dedim. Kadın Bakırköy Carousel ‘in orada bir cafede bakıyormuş. Daha önce hiç gitmediğim bir yerdi. Neyse gittik. Kahvelerimizi söyledik. Kadın başladı anlatmaya. Söylediği birkaç tahmin doğruydu. Onun dışında hiçbir şey tutmadı. Özellikle gelecekle ilgili olanlar fiyaskoydu. Şimdi yıllar sonra bunu daha iyi anlıyorum. Kaderimizde  bazı şeyleri biz belirliyoruz. Bazılarını ise biz belirleyemiyoruz. Seçimlerimiz genelde bizi yeni bir yola sürüklüyor ve bu yol hayatta önümüze çıkacak yeni şeyler belirliyor. Bu yeni şeylerle yaptığımız iyi ve kötü şeyler bizim sınavımız oluyor.

İşin özünde yatan şey iyi insan olmak. Aslında dinler de bunun için var. Kötüden insanı sakınmak için. Eh elimizde zaten bir yol gösterici var. Ona uyup doğru yolda yürümek varken neden fala inanalım ki di mi? Ben böyle düşünüyorum en azından. Her şeyden önce iyi bir insan olmamız lazım ki kader karşımıza güzel fırsatlar çıkarsın. Hani klasik derler ya kalbim temiz diye, işte o gerçekten temizse, saf duygular besleyen biriyseniz; o zaman karşınıza güzel fırsatlar çıkar. Sonra kör değilseniz, sabırlıysanız ve aç gözlü değilseniz, işte o zaman fırsatı yakalayıp mutluluğa dönüştürebilirsiniz. Sonra bunun ne kadar süreceği size kalmış. Mücadele ve hoşgörüyle yaklaşarak bunu uzun kılabilirsiniz.

Tabi güncel hayatta insanı bu yoldan çıkaran çok etken var. Diziler, kötü niyetli arkadaşlar veya nefis. İnsanoğlu tamahkar değil. Azıyla yetinmeyi bilmiyor maalesef. Sorsanız herkes şükrediyor ama kimse yetinmiyor. Hep daha fazlası, daha iyisi ve daha çoğu. Aslında şükürle birlikte sabır edilse, pek çok güzel ve hayırlı kapının açıldığı görülebilir. Bizi asıl öğretilmesi gerekenler bunlar. Sonra ilim ve bilim gelmeli. Öyle ki bu sıralamayla yapılırsa insan temeli sağlam olacağı için ve toplumu oluşturan da insan olduğu için, temeli sağlam bir toplum oluşturulmuş olacaktır. Sonrasında insanların birbirine saygılı, hoşgörülü ve aydın insanlardan oluşan bir toplumun neler yapabileceğini hayal edin.

Şimdi diyeceksiniz ki faldan bunu nasıl bağladın buraya 🙂 Gelişi güzel konuşuyoruz işte ne var bunda :P. Şaka bir yana bağladığım yer şurası. Boş umutlar ve hayaller peşinde koşmak, birinden geleceğinizi öğrenmek veya hayatınıza gezegenlerin yön vermesini beklemeyin! Gerçekleştirebileceğiniz hayallerinize odaklanın. Hedefler koyun ve adım atmaktan korkmayın. Düşün, kalkın ama yola devam edin. Sonra tekrar düşün tekrar kalkın ama yola devam edin. Ta ki bir ses veya bir olay size bu yolun hayırlı olmadığını söyleyene & gösterene kadar. Sonra dersinizi alın, cebinize ve aklınızın bir kenarına koyun. Rab’binize şükredip bir sonraki hayalinize yürüyün.

Yürürken yaşadıklarını, yaşatılanları ve yaşattıklarınızı da asla unutmayın! Kul hakkını almayın. Alandan da uzak durun 🙂

Leave A Comment