Ve Sigara Terk edilir

Elinden yavaşça yere düştü. Sağ ayağındaki parlak rugan ayakkabısıyla izmariti ezdi. Paramparça olmuş izmarite bakıp ” sen son düşmanımsın. bundan böyle görüşmeyelim mümkünse” dedikten sonra sırtını dönüp yoluna devam etti. İçini huzur kaplamıştı. 2007 yılının mart ayında bırakmıştı ilk onu. Sonra 3 yıl yüzüne bakmadı. Aynı huzuru o günde hissettiğini hatırladı. Çok daha pozitif olacağına inanıyordu. İç sesiyle konuşuyordu sürekli. Hem sigara içmekle sorunlar bitmiyordu ki. Evet belki genç ölmek bi açıdan güzel olabilirdi ama süründürmesi de muhtemel bir sinsi canavardı sigara. En doğru kararı verdim diyordu iç sesine. O da onu destekliyordu.

Gecenin karanlığında sahilde yürüdü kulağında 80 lerin ve doksanların şarkılarıyla. Önce içindeki çocuğu sevindirdi. Onu gençlik yıllarına götürdü. Sonra kendini. bugüne kadar hiç yağmadığı şeyleri yapmaya karar vermişti. Saçını uzatacaktı mesela. Bugün tatlı güneşli ve sıcak bir kış gününün bahara dönüşünü müjdeleyen rüzgar saçını havalandırmıştı. Denizin suları durulmuş, martılar çatılara dönmüştü. Akşamları gündüze nispeten daha serin olduğu için sahil tenhaydı. Bir süre yürüdü. Müzik ona eşlik ediyor, nostaljik bir hal veriyordu. Bir bankın üstüne oturup ayın denizden yansıyan ışığını izleyip müzikle geçmişe gitti.

2011 değişim yılı olacaktı. Önce işini değiştirdi. Şimdi fiziksel değişimlere başlamıştı. Alışkanlıklarını değiştirmeye başlamıştı. Yepyeni bir kişi olacaktı. 37 senedir gözlemlediği en iyileri kendinde birleştirme zamanı gelmişti. Gazan Mübarek olsun Can…

Leave A Comment